Demansın ‘40 yaşına düştüğü’ yönündeki söylemlerin klinikte sıkça dile getirildiğini ancak 40-55 yaş aralığında unutkanlık şikayetiyle başvuran hastaların büyük çoğunluğunda demans saptanmadığını belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, bu yakınmaların en sık depresyon ve anksiyete ile post-COVID benzeri tablolardan kaynaklandığını vurguladı.
Çocuklardaki ateşin çoğunlukla virüs kaynaklı olduğunu ve antibiyotiğin işe yaramadığını söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Coşkun Saf, “Kış aylarında kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, çocuklarda enfeksiyon riskini de beraberinde getirdi. Ateşlenen çocuğu için endişelenen ailelerin yaptığı en büyük hata ise hemen antibiyotiğe sarılmak. Bakteriyel bir durum kanıtlanmadan kullanılan her antibiyotik, çocuğunuzun gelecekteki sağlığından çalar” diyerek, tedavide asıl kriterin ateşin derecesi değil, çocuğun genel durumu olduğunun altını çizdi.
Stresli olduğunuzda, şeker, rafine karbonhidrat, kafein ve doymuş yağ oranı yüksek, aşırı işlenmiş atıştırmalıklar, kan şekerinde ani yükselmelere, düşüşlere ve stres hormonlarının artmasına neden olarak kaygı ve endişelerinizi daha da kötüleştirebilir.
Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hastalığın yavaş ilerleyen yapısı nedeniyle belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirterek, erken tanının hem hastayı hem de toplumu koruduğunun altını çizdi. Bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavileri, romatolojik ilaçlar ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında yeniden artış görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Akkoyunlu, “Türkiye’de tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altına alınmıştır. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız” dedi.
Kalp ve damar hastalıkları, küresel ölçekte en sık görülen ölüm nedenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak, yaşam tarzındaki bazı basit ama etkili değişiklikler, bu riski önemli ölçüde düşürebilir. Özellikle doğru ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, kalp sağlığını korumada oldukça önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.
Stresli olduğunuzda, şeker, rafine karbonhidrat, kafein ve doymuş yağ oranı yüksek, aşırı işlenmiş atıştırmalıklar, kan şekerinde ani yükselmelere, düşüşlere ve stres hormonlarının artmasına neden olarak kaygı ve endişelerinizi daha da kötüleştirebilir.
Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hastalığın yavaş ilerleyen yapısı nedeniyle belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirterek, erken tanının hem hastayı hem de toplumu koruduğunun altını çizdi. Bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavileri, romatolojik ilaçlar ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında yeniden artış görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Akkoyunlu, “Türkiye’de tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altına alınmıştır. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız” dedi.
Sakız çiğnemek, doğru şekilde yapıldığında ağız ve diş sağlığına katkı sağlayabiliyor. Ancak uzmanlar, sürenin ve sakızın içeriğinin göz ardı edilmesi halinde bu alışkanlığın zararlı hale gelebileceği konusunda uyarıyor.
Grip mevsimine girdiğimiz bugünlerde bağışıklığı güçlü tutmak adına C vitamini tüketimi artıyor. Ancak bilinçsiz takviye kullanımı yan etkilere yol açabiliyor.