Uzun yaşamın ancak sağlıklı damar yapısıyla mümkün olduğunu belirten Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, tüm kan ve lenf damarlarının iç yüzeyini kaplayan endotel tabakasının artık bir organ olarak kabul edildiğini ifade etti.
Obezite tedavisinde son yıllarda yaygınlaşan yeni nesil zayıflama iğnelerinin (GLP-1 agonistleri), kilo kontrolünde etkili sonuçlar sunarken vücutta beklenmeyen bazı değişimleri de beraberinde getirebildiğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, önemli açıklamalar yaptı.
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Namık Özkan, “Vücutta yağ oranının anormal derecede artması ile ortaya çıkan obezite, erkeklerde ağırlığın yüzde 15-18’ini, kadınlarda ise yüzde 20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Yetişkin nüfusun yarısından fazlası normal kilonun üzerinde. Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre daha yüksek görülmektedir. Obeziteyle mücadele yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur” dedi.
Diyabetin, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıktığını söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, uygun şekilde ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabileceğini söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası otoriteler, “Remisyondaki Diyabet” tanısını uluslararası hastalık sınıflandırma sistemine dahil ederek diyabet için yeni bir tanımlama getirdi. Uzm. Dr. Hande Namal Türkyılmaz, buna göre Tip 2 diyabet artık fonksiyonel tıpın (modern yaşam tarzı tıbbı) protokolleri ile iyileşebilir bir hastalık olarak tanımlandığını belirterek, konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusun çoğalmasıyla birlikte, Alzheimer ve Demans gibi hastalıklarda da artış meydana gelmekte. Genetikten ziyade çevresel faktörlerin bu tür hastalıkların artışına neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Selen Gür Özmen, içme sularına ve mide ilaçlarına dikkat çekti.
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabetin en hızlı arttığı ülkeler arasında olan Türkiye’de, çocukluk çağı diyabeti ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.
Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), çocukluk çağında yetersiz beslenmeyle ortaya çıkan ve sıklıkla Tip 1 diyabetle karıştırılan Tip 5 diyabeti resmen tanıdı. Dünya genelinde 20–25 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen hastalığın, yetersiz beslenmenin yaygın olduğu bölgelerde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülay Omma, Tip 5 diyabetin çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde, kronik yetersiz beslenme sonucu geliştiğini vurguladı. Doç. Dr. Omma, hastalığın en sık Asya, Afrika, Güney Asya, Sahra Altı Afrika ile Orta ve Güney Amerika’da görüldüğünü belirtti.