Televizyon karşısında uyuyan, yatmadan önce telefona bakan ve odasında gece lambası yananları uyaran Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, "Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Göz karanlığı algılamadıkça beyin uykuya geçmez. Bu süreçte melatoninin baskılanması, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere yol açabilir" dedi.
Akşam saatlerinde telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte “mavi ışık” kavramı da günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serkan Biliş, son dönemde özellikle amber (kehribar) ve kırmızı tonlu filtreli gözlüklerin popülerleşmesinin, bu ürünlerin gerçekten tıbbi bir gereklilik mi yoksa bir trend mi olduğu sorusunu gündeme getirdiğini söyledi.
Geceleri loş ışıkta uyumak kulağa masum bir alışkanlık gibi gelebilir ama bilim insanlarına göre durum tam tersi. Uzmanlar, gece lambasının sadece uykuyu değil, hormon dengesini, kalp ritmini ve beyin sağlığını da olumsuz etkilediğini söylüyor.
Halk arasında ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 ve GIP analogları, iştahı azaltarak kilo kaybı sağlasa da uzmanlar, bu ilaçların yalnızca doktor gözetiminde ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte kullanılmasını öneriyor. Dr. Sibel Işık, kalıcı sonucun dengeli beslenme ve düzenli egzersizle mümkün olabileceğini vurguladı.