Modern yaşamda hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, elektromanyetik alanlar, fast- food tüketim, düzensiz uyku ve stres gibi etkenler gençlerde de erken tükenmişlik, bağışıklık çökmesi ve hücresel yaşlanmayı artırıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, sağlıklı yaş almada doğru bilinen yanlışları ve yeni yaklaşımları anlattı.
Yunanistan Hastane Doktorları Federasyonu (OENGE) dinamik bir eylem çağrısı yaparak, hastane doktorlarının 6 ve 7 Kasım tarihlerinde 48 saatlik grev yapacağını duyurdu.
“Bol bol uyuyayım, dinlenmiş kalkarım” diyenlere bilim dünyasından kötü haber var. Yeni araştırmalar, günde 8 saatten fazla uyumanın sanıldığı kadar faydalı olmadığını, hatta erken ölüm riskini artırabileceğini ortaya koydu.
Kahvaltıyı öğlene yakın saatlere bırakmak, özellikle orta yaş ve üzerindeki bireyler için düşündürücü sonuçlar doğurabiliyor. Yapılan bir araştırma, geç kahvaltı yapan yaşlılarda ölüm riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Takviyeler faydalı olabilir, ancak doğru zamanda ve doğru besinlerle alınmazsa etkileri yarı yarıya düşer. Bazı kombinasyonlar ise zararlı olabilir. Demirle çayı, kalsiyumla magnezyumu,
D vitaminiyle kahveyi aynı anda alırsanız, emilim savaşını başlatmış olursunuz. Doğru eşleşme kadar yanlış çiftten de kaçınmak gerekir.
Yaz aylarının en sevilen meyvesi karpuz, özellikle peynir ve çeşitli atıştırmalıklarla birlikte sıcak havaların vazgeçilmezi durumunda. 7'den 70'e herkes tarafından sevilen karpuzun bir diğer sevilen özelliği ise sabah akşam fark etmeksizin tüketilebiliyor olması. Ancak yapılan araştırmalar, karpuzun doğru zaman diliminde tüketilmemesi halinde vücuda büyük bir zarar verdiğini gösterdi.
Birçok kişi için güne kahve ile başlamak vazgeçilmez bir alışkanlık olarak biliniyor. Kafein sayesinde enerji veren bu içecek, gün içinde performansı artırıp zihni açsa da, uzmanlar her saatte kahve içmenin aynı etkiyi yaratmadığını belirtiyor. Özellikle bu saatler arasında içilen kahvenin, mutluluk üzerinde olumsuz etki yaratarak kişiyi mutsuzluğa ve depresyona sürükleyebileceği ifade edildi.