Vücudumuzun yapı taşları hücreler erken yaşlanırsa, biz de erken yaşlanırız. Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam tarzının hücresel sağlık için de geçerli olduğunu unutmamalıyız.
Depremler, yeryüzünde sağlam olmayan yapıların çökmesine neden olabilir. Kat kat inşa edilmiş yapılar bazen tamamen yerle bir olmasa da kat araları birbirinin üzerine eğilir ve çökmeler gözlenebilir. Bu durum tıpkı 33 katlı bir bina gibi vücudumuzun dimdik ayakta durmasını sağlayan omurgada da görülür. Omurgadaki çökme kırıkları depremdeki çökmelere benzese de nedenleri başka olabilir. Sağlık ve inşaat sadece bu noktada benzer sorunlarla gündeme gelmiyor. Omurgadaki çökmeler de tıpkı inşaatta olduğu gibi 'çimento' kullanılarak tedavi edilebiliyor. Peki ama nasıl?
Kilo verememe, halsizlik, depresif his… Bazen suçlu beslenme veya stres değil; sessizce düşen hormon seviyeleridir. Erkeklerde testosteron eksikliği, kadınlarda tiroit bozukluğu çok sık görülüyor. Ancak yanlış test ve gereksiz tedavi, sorunu çözmek yerine büyütebilir.
New York Üniversitesi’nden bilim insanları, ağız mikrobiyomundaki çeşitlilik azalmasının, bireylerin ruh sağlığı durumlarıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.
Prof. Dr. Rauf Oğuzhan Kum, “Günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak çoğu zaman ciddiye alınmayan burun tıkanıklığı, altta yatan yapısal bir sorunla ilişkili olabilir. Burnunuzdan rahat nefes alamıyor, gece horluyor, spor yaparken çabuk yoruluyor ya da sabahları yorgun uyanıyorsanız; sebebi, burun içinde ‘septum’ adı verilen yapının eğri olması olabilir. Bu sanıldığı kadar masum değildir. Birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir” dedi.
Burun estetiği ameliyatı, dünyada ve ülkemizde en sık yapılan estetik operasyonlarında ilk sırada yer almaya devam ediyor. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Cem Öz, burun estetiği (Rinoplasti) ameliyatı hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı.