Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi? Popüler desteklerin gerçekten işe yaradığını nasıl anlarız? Etiket ve doz güvenilir mi?” gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı. Aile Hekimi Prof. Dr. İsmet Tamer vitamin takviyesini seçmenin altın ipuçlarını paylaşıyor.
Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı.
Bilim dünyası, yüksek tansiyonla mücadelede ezber bozan bir gerçeği ortaya koydu; düzenli ve şekersiz tüketilen siyah çay, damar sağlığını koruyarak kalp krizi riskini %14 oranında düşürüyor.
Gün içinde fark etmeden tükettiğiniz bazı yiyecekler, sandığınız kadar masum olmayabilir. Özellikle modern beslenme alışkanlıklarının hayatımıza soktuğu paketli ürünler, şekerli içecekler ve “hafif” etiketli atıştırmalıklar, karaciğer üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Üstelik bu etki çoğu zaman sessiz ilerliyor ve yıllarca fark edilmeyebiliyor.
Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, farklılıkların bir eksiklik değil, insanlığın zenginliği olduğunu hatırlatan güçlü bir çağrıya dönüşüyor. Kromozomların sayısıyla sembolleşen bu özel gün, toplumda sıklıkla yanlış anlaşılan Down sendromuna dair önyargıları yıkmayı ve bireylerin hak ettikleri eşit, onurlu ve bağımsız yaşam için farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Uzmanlar, Down sendromunun bir hastalık değil genetik bir farklılık olduğunun altını çizerken; asıl ihtiyacın ise sevgi, kabul ve fırsat eşitliği olduğunu vurguluyor. 21 Mart, yalnızca bir farkındalık günü değil; aynı zamanda toplumun tüm kesimlerine 'birlikte yaşamanın' ne anlama geldiğini yeniden düşünme çağrısı yapıyor.
Dünya genelinde her 8 kişiden 1’i obeziteyle yaşıyor. Son 36 yılda yetişkinlerde iki katına çıkan bu hastalık, diyabetten kalp rahatsızlıklarına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlıyor.
Mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacının, yeme bozukluklarının gelişiminde önemli rol oynadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının psikolojik kökenleri ile bazı kişilik özellikleri ve çevresel faktörlerin beden algısı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.
Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı.