Ağrı, vücudun en önemli ‘uyarı’ mekanizmalarından biridir. Çoğu zaman geçici ve zararsız nedenlere bağlı olsa da bazen ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabilir.
Kanser ağrısının ortaya çıkmasında; tümörün bulunduğu bölgede yarattığı hasar, organların etkilenmesi veya sinir dokularına yayılması gibi pek çok nedenin rol oynadığını belirten Algoloji Uzmanı Dr. Vildan Kılıç Yılmaz, gelişen tedavi yöntemleri sayesinde zorlayıcı olan kanser ağrılarının bile büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini dile getirdi.
Mevsimsel değişimler ve yaş alma süreciyle birlikte daha belirgin hale gelen eklem şikayetlerine karşı, doğanın sunduğu iyileştirici çözümler ön plana çıkıyor. Modern yaşamın getirdiği fiziksel zorlukları hafifletmeyi vadeden bu doğal yöntemler, ağrı yönetiminde destekleyici bir rol üstlenerek yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Konforlu bir günlük yaşama yeniden adım atmak isteyenler için hazırlanan bu rehberde, doğanın sunduğu mucizevi dokunuşları keşfedebilirsiniz.
Romatizmal hastalıklar, sanılanın aksine sadece eklem ağrılarından ibaret değildir Vücutta tüm organ ve sistemleri etkileyebilir bu yüzden başka hastalıklarla karıştırılır ve geç teşhis edilir.
Halk arasında “tenisçi dirseği” olarak bilinen dirsek ağrısının, yalnızca sporculara özgü olmadığını, aksine günlük işlerinde sürekli el ve bilek kullanan kişilerde de çok daha sık görüldüğünü söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Erşen, dirsek sağlığı korumanın yollarını anlattı.
Kas ve iskelet sistemi hastalıkları arasında en sık rastlanan şikayetlerin başında gelen bel ağrıları, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş alışkanlıklarıyla tetikleniyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, bel sağlığını korumada ve mevcut ağrıların tedavisinde "egzersiz" faktörünün hayati önemine dikkat çekti.
Endometriozis (çikolata kisti) kadınlarda yaygın bir sorun. Ancak şiddetli regl ağrısının normalleştirilmesi ya da şikayetlerin farklı alanlara yönlendirilmesi tanıyı zorlaştırıp tedaviyi geciktiriyor.
Eklem dokularının “biyolojik yaşı”; takvim yaşından çok, mekanik yüklenme, inflamasyon düzeyi ve yaşam tarzı ile şekillendiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, doğru hareketle sağlıklı ve genç eklemlerin mümkün olabileceğini dile getirdi.
Yeni araştırmaların, kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koyduğunu söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, kadınların ağrıyı daha fazla hissetmesinin nedenini açıkladı.