Türkiye’nin, obezite oranı açısından dünyada 17’nci sırada, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldı. Prof. Dr. M. Emel Alphan ise bu durumun, aşırı yağlı ve yüksek enerjili fast-food tarzı beslenme, ev dışında yemek yeme alışkanlığının artması, şeker yerine fruktoz bazlı şekerlerin içeceklerde kullanılmasının artması, porsiyonların büyümesi ve internetteki moda diyetlerin kullanılması olarak sıraladı.
Obezitenin günümüz ve geleceğin sağlık gündeminin ilk sıralarında yer alan bir durum olacağına dikkat çeken Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, obezitenin önlenmesi kadar tedavisine de önem verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu, obezitenin vücutta kronik iltihap oluşturarak kanserin gelişiminde ve ilerlemesinde etkili olduğunu belirtti. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kanser riskini azaltmada önemli rol oynuyor.
Modern çağın salgın hastalığı olarak tanımlanan obezite son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, Türkiye’de alarm veren obezitede en yeni tedavi yöntemlerini anlattı.
<p>Gıdaların çeşitli organizmalarla kontamine olması sonucu tüketilmesi ve sindirim sistemine girmesi sonucu oluşan hastalık durumuna gıda zehirlenmesi denmektedir.</p><p>Gıdaları işleme veya üretim aşamasındayken, depolanırken, nakliye sırasında veya hazırlanma aşamasında bulaşıcı organizmalar ile teması sonucu kontaminasyon oluşabilmektedir. Gıdaların yanlış saklanması, yanlış hazırlanıp kullanılması ya da yanlış pişirilmesi sonucunda da kontaminasyon riski oluşmaktadır.</p>
<p>Obezite, 21. yüzyılın en büyük halk sağlığı sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve OECD raporlarına göre, 2035 yılına kadar 1.9 milyar insanın obeziteyle yaşayacağı tahmin ediliyor. Bunun ekonomiye maliyeti ise yıllık 4.32 trilyon dolar olarak hesaplanıyor. 2035 yılına kadar her dört kişiden birinin obezite ile yaşaması beklenirken, çocukluk çağı obezitesinin ise iki …</p>