İklim değişikliğinin etkileri giderek daha geniş alanlara yayılırken, sıcak ve nemli hava koşullarının gebelik dönemindeki etkileri üzerine yapılan yeni bir araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. UC Santa Barbara Üniversitesi'nde yürütülen çalışmaya göre, anneleri gebelik boyunca aşırı sıcak ve nemli hava koşullarına maruz kalan milyonlarca çocuk, yaşıtlarına kıyasla daha kısa boylu olma riskiyle karşı karşıya.
Yeni bir bilimsel çalışma, bazı olumlu yaşam tarzı alışkanlıklarının beyin yaşını sekiz yıla kadar geriye çekebileceğini ortaya koydu. ABD'de Florida Üniversitesi'nde yürütülen araştırmaya göre, iyimser bir bakış açısına sahip olmak, kaliteli uyku uyumak, stresi yönetebilmek ve güçlü sosyal ilişkilere sahip olmak, beyin sağlığı üzerinde belirgin bir gençleştirici etki yaratıyor.
Orta düzeyde kahve tüketiminin sağlık üzerinde olumlu etkiler sağladığına ilişkin bulgular paylaşıldı. Yapılan değerlendirmelerde, kahvenin içerdiği antioksidanların vücut fonksiyonlarını desteklediği ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol üstlendiği belirtildi.
Tıbben 'androjenetik alopesi' olarak adlandırılan erkek tipi saç dökülmesine karşı yıllardır çözüm arayan bilim dünyasında heyecan verici bir gelişme yaşandı. İsviçre merkezli Cosmo Pharmaceuticals, geliştirdiği yeni topikal serum "clascoterone" için yürüttüğü iki büyük klinik deneme sonucunda yüzde 539'a varan saç artışı gözlemledi.
Sabah kahvesi pek çok kişi için güne başlamanın vazgeçilmez bir ritüeli. Ancak kahveyi doğru besinlerle eşleştirmek hem sindirim sağlığı hem de besin emilimi açısından önem taşıyor.
"Stres saç döker" ifadesi artık kesin bir bilimsel temele oturdu. Cell Dergisi'nde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, saç dökülmesinin ardındaki mekanizmayı ortaya çıkardı ve geleceğin tedavileri için umut ışığı yaktı.
Günlerin kısalması, metabolizmamızı yavaşlatıyor ve geç akşam yemeği kan şekerini %20'ye kadar yükseltebiliyor. Uzmanlar bunun için en ideal akşam yemeği saatini belirledi.
Birleşik Krallık’ta yapılan yeni bir laboratuvar analizi, günlük hayatta maruz kalınan çok sayıda kimyasalın bağırsak bakterileri için toksik olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, 1.000’den fazla kimyasalı test ederek 168’inin sağlıklı bağırsak bakterilerinin büyümesini durdurduğunu belirledi.